26 Nisan 2009 Pazar

Makapaka, Ambulans

Gece gündüz makaka seyrediyoruz. Başka kanal açıyoruz tyt tyt( bu trt çocuk oluyor)yada kuycak(yumurcak) açılacakmış. Makaka hastasıyız televizyonda seyrettiğimiz yetmiyor telefonumuza kaydettik istediğinde seyrettiriyoruz. Birde makaka biga (bilgisayarda açacakmışız)
Ambulans sevdamızda bitmedi tüm hızla katlanarak devam ediyor.
Bir yerlerimizi çarptığımızda veya ufak bir sıyrıkta,yada hasta oldum dediğmizde paşanın cevabı;
Alo Ammunayş noni noni gokkor teşe uf. (açıklaması alo ambulans gelsin doktor teyzeye gideceğiz) Hastanalerin önünden geçerken hatta polikliniklerin yakınından geçsek Ambulans diye kendini parçalıyacak. İçimiz dışımız ambulans oldu. Evimizin cadde üzerinde olmasıda Buna tuz biber ekiyor. Her ambulans sesinde pencereye çıkacağız kaçarı yok ambulans geçene kadar bakıyoruz sonra uf uf diye başını gösteriyor, Ambulansın içindeki hastanın başı ağrıyormuş.
Arada park halinde bulduğumuz ambulansların yanına gidip içine girmeye de başladık. Bakalım sonu nereye varacak

Başlıksız 2


Bu yılın ilk pikniği Otobüse bindik ilkkez


Konuştuğumu dinlemek istemiyormuş.Arda'yla oynadığı ender anlardan



Akıllı keloğlanım benim diyorum bir sevinç görülmeye değer. Havalar ısınmaya başladı saçlarını kestirelimde yaza kadar uzamış olur dedik. Aynada kendine bakıp bakıp ağladı boncuk gözlüm.
Keloğlan kitabımız var sen benim akıllı keloğlanımsın dediğimde suzdu kuzum.
Kuzum suzdu ben yamuk kel kafasına uyurken baktıkça ağladım. Paşam ne eziyetler ne acılar çekti doğduğunda. Anlamayan o kadar çok insan var ki, dışarı çıktığımızda başında şapkası yoksa insanların tuhaf bakışları hemen üzerimizdeydi. Can kuşum farkında galiba şapka takmayı sevmeyen çocuk dışarı şapkasız çıkmaz oldu.
Kafasındaki bu yamukluk için geçen yıl emar çekilmişti beyin gelişimi normaldı. Tek problemimiz şekil bozukluğu, bir dahada bu kadar kısa kestirmeyiz artık.
Piknik alanında gördüğümüz ata hiç korkmadan bindik. Umut Can sevdiği şeylere yanağıyla dokunmaya bayılır.

Başlıksız

Şubat ayında havanın güzel oluşunu fırsat bilip Şerife Teyzemizin Kayınvalidesine Kemalpaşa'ya gitmiştik. İşte o resimler


Banyonun kapısı açık kaldığı an doğru çeşmeye, musluğa ulaşabilmek için tabureye çıkmayıda biliyor.

En ufak güneşi değerlendirmek lazım........

Geldik sonunda

Çok uzun zaman oldu yazmayalı,o kadar çok ara verdik ki ben bile kendimden utanıyorum, Paşamın gelişmelerini yazmayı niye aksatıyorum diye.
Aslında nereden başlayacağımı bile bilmiyorum.
Boncuk gözlüm büyüyor yeni yeni kelimeler hareketler öğreniyor.
En kötüsü eline hiç silah kılıç gibi oyuncaklar vermememize rağmen dışarıda çocuklardan veya televizyonda gördüğü sahnelerden eline bazen çakmağı alıyo, bazen çubuklar silah oluyor. Gördüğüm an hemen onu başka bir oyuna çeviriyoruz silahı unutsun diye. Geçen gün benim silahı almak için ortalığı birbirine kattı hemen yerini değiştirdik bak gitmiş diye unutturduk.Allahtan çabukcak ilgisi başka yöne kayıyorda oradan kurtarıyoruz.
Bu kadar ara vermemiz benim tembilliğim, iki çocukla bilgisayar başına oturamamak ve en önemlisi Umut Paşa fotoğraf makinasını yere vura vura bozması sayılabilir. Hala da tamir ettirmiş değiliz.Bu tembellikli biraz daha sürer tamir ettirmek.
Elimizdeki resimleri tarih sırasına göre ekleyelim böylece aklıma gelir yeni öğrendiklerimiz
Önce teyzemizin telefonundaki ika görüntüleri

Kuşum dondurma yalamayı ögrendi, bir tanede kesmiyor.

16 Mart 2009 Pazartesi

İlkler

Bu hafta yaşadığımız ilkler bizi öyle mutlu ettiki. İkiadaki oyun alanına Umut Can'ı kabul ettiler, yaş konusunda gerçeği söylemedik ama olsun. Umut Can çok istiyordu bizde sorumluluğun bize ait olduğunu söyledik ve gözümüz hep üstündeydi. Umut Can kadar onu izlerken bizde eğlendik. Bizi görenler görmemişin oğlu demişlerdir ;)Topların içinde olan Umut Paşa.Dışarıdaki abi çıkmasına yardım ediyor. Abiden atlamasınıda ögrendi. O resimler teyzemizin telefonunda.


Ağaç Yaşken Eğilir. Abisinin yaptıklarını şimdiden taklit ediyor ....
Bonbon şekeri Arda karnımız ağrıyana kadar güldürdü bizi. çok yorulmuş kuzum oyuncağına sarılıp kitap bakarken uyuyup kalmış fark etmemişiz :))))))))))

Boncuk gözlü kuzumun yeni huyları, yemek yerken ya kitap okunacak yada resim yapılacak ancak bu şekilde yemek yedirebiliyoruz. Paşa yesinde biz herşeye razıyız.

06 Mart 2009 Cuma

BU NE

Minik Kuşum beni öyle çok özlemiş, benden fazla.Eve girince bir sarılması var. Elimden tutup odasına götürdü oyun oynayacakmışız.


Aylardır doğru yapması için uğraştığım haraketi paşam bir çırpıda öyle bir hırsla yapdığı inanamadım. Tekrar tekrar yaptırdım,hiç bıkmadan yaptı can oğlum:))))))))


Ütde =Üçgen


Dıdız =Yıldız


Pap = Kalp


Bide kendi kendine sormuyormusun bu ne diye yerim seni çocuk


video


05 Mart 2009 Perşembe

Ambulans sevdası


Evet sonunda kuzularımı bırakıp işe başladım.Beş ay sonunda sabahleyin hazırlanıp işe giderken annem okula yeni başlıyormuş gibisin.Gerçek birazda öyleydi. Resmi kıyafeti neredeyse bir yıldır giymiyordum ve herbir eşyamı bir taraftan bulmaya çalışıyor bir taraftan paşalarımla ilğili talimatlar veriyorum.
İlk gün işte fazla kalmadım.Doktorda randevum vardı onun için erken ayrıldım.
Umut Can ve Mehmet Arda'da egzama var, bir türlü geçiremiyoruz özellikle Arda çok kötü neredeyse tüm vücudu pul pul. Bende yıllardır sırtımda strestendir denen bir kaşıntı vardı doktora bunu söylediğimde bir tür egzama,çocuklara benden genetik olarak geçmiş olabilirmiş. Alerjik Egzama tedavi edilmezse zamanla Astıma dönüşebilirmiş.İş böyle olunca benim neye alerjim var bunu ögrenip çocuklardada bunlara dikkat etmemiz gerekirmiş. ( ne kadar çok miş mış kullandım.Bunları ben bilmediğim için doktorun söylediklerini ancak böyle aktarabiliyorum:))))
Alerji ve yama testi yapıldı,sonuçlar cumartesi.Ben yıllardır bununla yaşıyordum, çocuklar söz konusu olunca onlar için her şeyi yaparım.Bütün bu anlattıklarımda kuzularımın tedavisine yardımcı olsun diye.
Sağlıkla başladık ya yazımıza, Boncuk gözlüm son bir kaç haftadır Ambulanslara tıkmış durumda okadar çok seviyor ki ambulansın sesini duyduğu an Ambu Ambu diye pencereyi koşturuyor. Pencereden ambulans geçene kadar bakıyoruz. Evimiz cadde üzerinde olduğundan günde en az 4-5 kez ambulans geçiyor.Bu arada polis arabalarınada ambulans diyoruz tepe lambası var ya,bide baba. Babası Polis arabasına bindirmiş.
Artık Ambulans sevdası uykusunda Ambu Ambu diye seslenmelere kadar geldi.
Hal böyle olunca kitabını aldık biraz avunur diye, bıkana kadar siren sesi dinledik üstüne araba gibi kullandı birazda.
Dün Paşa uyurken evden çıktım bana fazla kızmasın diye gelirken Ambulans aldım.Bu güne Kadar hiç bir oyuncağını böyle tutmamıştı.Yavru kuşum o kadar sevindiki öpüp öpüp durdu.Tabi uyuyana kadar kafamızda şişti siren sesinden Kapattığımız an kendini yerlere attı, mecburen katlandık.Paşam mutlu olsu yeter bize........

Bahar gelmiş ben dışarlarda yürümeyi bıraktığımdan beri.............